Anasayfa / Haberler
Üniversitemizde Şenlik Havasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlaması

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla üniversitemizde düzenlenen etkinlik adeta şenlik havasında geçti. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü öğrencilerinin tasarladığı “Mucha’nın Kadınları” sergisinin açılışıyla başlayan etkinlikte, ünlü Kalp ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay bir konferans verdi. Etkinliğin sonunda ise üniversitemiz akademisyenlerinden oluşturulan koro eğlenceli dakikalar yaşattı.

Alev Ofluoğlu Konferans Salonu'nda düzenlenen etkinliğe İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Azmi Ofluoğlu, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Alev Ofluoğlu ve İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu'nun yanı sıra çok sayıda öğretim üyesi ve öğrenci katıldı.

Konferansta yaptığı konuşmada beslenme konusunda yine ezberleri bozan açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Canan Karatay, salonu tıka basa dolduran akademisyen ve öğrencilere, beslenmeden ilaçlara ve spora dek sağlıklı yaşam konusunda çok sayıda tavsiyede bulundu.

“Sakın şeker kullanmayın”

Konuşmasında şekerin zararlarına değinen Prof. Dr. Canan Karatay, “Sakın şeker kullanmayın! Mısır şurubu, toz şekerden 7 kat daha fazla toksiktir, yani karaciğeri 7 kat daha fazla yağlandırıyor. Yediğiniz şekerler, rafine unlar, şekerli, şekersiz içecekler kan şekerini, insülin hormonunu ve trigliseridleri artırır ve böylece obeziteye yol açar. Bu da kronik hastalıkları artırır. Şekerli, şekersiz ve gazlı içecekler aynı zamanda karaciğer yağlanmasına, Alzheimera depresyon ve Parkinsona neden olurlar” dedi.

Şeker hastalığı genetik değildir”

Son dönemde şeker hastalığının genetik olduğu konusunda yanlış bir inanış olduğuna değinen Prof. Dr. Canan Karatay şunları söyledi: “Şeker hastalığı genetik değildir. Son 25-30 senede artan hastalıklar genetik olmaz. Genetik hastalıkların artması genlerin mutasyona uğramasıyla olur. Bu da 150-200 senede olur. Şeker hastalığı genetik diye insanları hayat boyu ilaca bağlamak doğru değil, ben buna karşıyım. Bunlar yaşam biçimi ve yanlış beslenmeden kaynaklanıyor. Yaşam biçimini düzenleyerek hastalığı düzelen, ilaçları bırakan çok şeker hastası var. Bunlar tamamen ilaç lobisinin piyasayı ele geçirmesiyle oldu.”

“Kolesterol İlaçları şeker hastalığı nedeni”

Konuşmasında kolesterol ilaçlarının şeker hastalığına yol açtığını ileri süren Prof. Dr. Canan Karatay şöyle devam etti: “28 Şubat 2012 tarihinde Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), kolesterol kutularına ‘Şeker hastalığı yapar’ ibaresinin yazılmasını önerdi. Bu, ABD’de uygulamaya girdi, ancak ülkemizde böyle bir şey yok. Çünkü ailesinde şeker hastalığı olmayan kişiler dahi kolesterol ilacı kullandığı zaman yüzde 45’inde şeker hastalığı çıkıyor. Kolesterol ilacı kullanan kişilerin yüzde 45’inde de beyin kanaması oluyor. O halde neden; ailesel, çevresel faktörlerle hareketsizlik, işlenmiş şekerin kullanılmasıdır, tahılları işlenmiş olarak kullanmaktır. Genetik değildir.”

“Kadınlar makarna ve pirinç pilavı pişirmesin”

Prof. Dr. Canan Karatay, ülkemizin en büyük probleminin ekmek olduğuna da değinerek, “Çünkü çok aşırı ekmek kullanılan bir ülkeyiz. 2006 yılında Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre Türkiye’de kişi başına en az yılda 200 kilo ekmek tüketildiği belirtiliyor. Raporda Türkiye’de en kötü cins ekmek üretiliyor ve Türkiye’de ekmek tüketimi azaltılırsa görülen bu dejenetarif hastalıkların %30 azalacağı belirtiliyor” diye konuştu. Prof. Dr. Karatay, Dünya Sağlık Örgütü’nün bu raporunun hazırlandığı toplantının İstanbul’da yapıldığına işaret ederek şunları söyledi: “O raporun altında dönemin Türkiye Sağlık Bakanı’nın da imzası var. Bütün unlu gıdalar, çocukların sevdiği şekerli gazlı içecekler, suni tatlandırıcılar, şekersiz içecekler ki bunların içinde zehir var daha tehlikeli. Şeker hastalığı da yapıyor, beyni de kişiliği de bozuyor. Erkek vatandaşlarımızın çok sevdiği pirinç pilavı, patates, makarna… Bugün Kadınlar Günü’ndeyiz, kadınlarımız artık pirinç pilavı, makarna artık pişirmesin, eve almayın.”

“Fıstık yerseniz fıstık gibi olursunuz”

Sağlıklı olmak için doğada pek çok faydalı besinin var olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Canan Karatay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Turp yerseniz turp gibi olursunuz, ömrü uzatır, sağlıklı uzun yaşarsınız, Havuç yerseniz sağlıklı, uzun yaşarsınız, Lahanagiller, kış sebzeleri çok önemli. Çünkü bazıları toprağın içinde, bazıları da toprağın üstünde yetişiyor. İlaçlanmamış oldukları için önemliler. Fıstık yerseniz fıstık gibi olursunuz; uzun, sağlıklı, dinç yaşarsınız. Her türlü fıstık sağlıklıdır, doğal olarak tüketilmek kaydıyla. İthal olmayacak, ithal olan fıstıklarda maalesef çok ilaç var. Çünkü taşınmaları sırasında küflenmesinler, böceklenmesinler diye fareler girmesin diye ilaçlıyorlar. Onun için ceviz alırken, kabuklusunu almaya özen gösterin ve bol bol yiyin. Ceviz çok önemli.”

Prof. Dr. Karatay koro ile birlikte şarkı söyledi

Üniversitemizdeki Kadınlar Günü etkinliğinde Prof. Dr. Canan Karatay’ın konuşmasından hemen sonra sahneyi İstanbul yeni Yüzyıl Üniversitesi akademisyenlerinden oluşturulan Akademik Müzik Topluluğu’nun ‘Kadın Tonlarında Ezgiler’ Konseri sahne aldı. Yrd. Doç. Dr. Kutup Ata Tuncer yönetimindeki koroda; Prof. Dr. Asiye Nurten, Doç. Dr. Meriç Karacak, Yrd. Doç. Dr. Deniz Taşkın, Yrd. Doç. Dr. Süheyla Yazıcıoğlu, Yrd. Doç. Dr. Ayten Arıkan, Yrd. Doç. Dr. Hamit Özçekiç, Yrd. Doç. Dr. Bilgehan Ece Şakrak, Yrd. Doç. Dr. Seher Şeylan, Öğr. Gör. Aliye Kaşarcı Hakan, Öğr. Gör, Can Mete, Arş. Gör. Ulaş Çınar görev aldı. Konser sırasında sahneye çıkan Prof. Dr. Canan Karatay ve Tıp Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Demir Budak koro ile birlikte şarkı söyledi. Odam Kireç Tutmuyor şarkısını seslendiren Prof. Dr. Karatay, ardından bir de şiir okudu. Kadınlar Günü programı eğlenceli dakikaların ardından sona erdi.