1.Biyoteknoloji Sempozyumu Düzenlendi

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Biyoteknoloji Kulübü öğrencileri, Alev Ofluoğlu Konferans Salonunda 1.Biyoteknoloji Sempozyumunu düzenledi.


Saygı duruşu, İstiklal Marşı ve açılış konuşmalarının ardından, “Farmakogenomik Bilginin Kliniğe Uygulanması” konulu sunumu için Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semra Sardaş kürsüye davet edildi.

Prof. Dr. Sardaş, vücuda alınan kimyasalların etkinliklerine değinerek, ilaçların vücuttan atılımı hakkında öğrencilere ve akademisyenlere bilgiler verdi. İlaç etkisini değiştirebilecek farklı etkenler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sardaş, hastaların tanıları aynı olsa bile, genetik farklılıkların olduğunu unutmadan seçilmiş vakalara uygun tedaviler uygulanması gerektiğini belirtti.

“Advers İlaç Reaksiyonlarına” değinen Prof. Dr. Sardaş, reaksiyonlardan meydana gelen ölüm oranlarının trafik kazalarıyla aynı oranlarda olduğunun altını çizerek, “Advers İlaç Reaksiyon Tipleri” hakkında bilgiler verdi ve ilaç üretilirken genomik bilgiye önem verilmesi gerektiğini belirtti. Farmogenetiğin ilaç geliştirirken sağladığı faydalardan ve piyasadan çekilen ruhsatlı ilaçlardan bahseden Prof. Dr. Sardaş, “Farmakovijilans” ilaçlara karşı uyanık olmak gerektiğini vurgulayarak ilaç yan etkilerinin ilgili kanallara bildirilmesi gerektiğinin önemine işaret etti.

“İnsanda Mikrobiyota” konulu sunumu için İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mine Küçüker kürsüye davet edildi. Sözlerine teşekkür ederek başlayan Prof. Dr. Küçüker, insan vücudunda insanlarla birlikte yaşayan mikrop toplulukları (Mikrobiota) olduğunu belirterek, bir bireyle birlikte yaşayan mikrop sayısının insan hücrelerinin sayısının 10 katı olduğunu ifade etti. İnsan bağırsağında yaklaşık 100 trilyon mikrop olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Küçüker, bu mikropların 35 bin farklı türden oluştuğunu söyledi. İnsan vücudunun bir ekosistem olduğunu, insan ve mikrobun bu sistemde birlikte yaşadıklarını ifade eden Prof. Dr. Küçüker, “Mikroplar örgütlü topluluklardır. İnsan hücreleri ile mikroplar arasında bir iletişim ve etkileşim vardır. Sağlık ya da hastalık bu etkileşimin sonucudur” dedi. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Demir Budak, Prof. Dr. Mine Küçüker’i tebrik ederek bağırsak florası hakkında kısa bir konuşma yaptı. Prof. Dr. Budak, bağırsaklarda meydana gelen nefrozlara ve bunların bakterilerle olan ilişkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Budak sitotoksinlerin ve septik şokların ölümcül olabileceğini bu nedenle tıbbın bugün cerrahiden çok hücreye yöneldiğini belirtti.

Yemek arasının ardından devam eden sempozyumda, “Türkiye’de Uygulanan Prenatal Tanı Testlerindeki Yeni Gelişmeler” konulu sunumu için İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuba Günel kürsüye davet edildi. Doç. Dr. Günel, “Fetal Kromozom Anomamlileri Prenatal Tanı Testlerini” anlattı. NIPT örnek sayılarına değinerek, NIPT hedefleri hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Günel, doğumla ilgili kusurları, kromozom anomalilerinin görülme sıklığını ve “Down Sendromu Risk Belirleme Metotlarını” grafiklerle öğrencilere ve akademisyenlere anlattı. “Serbest Fetal Dna Analiz Yöntemleri” ve “Türkiye’deki Prenatal Tanı Uygulamaları” hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Günel, öğrencileri ve akademisyenleri “2. Etik Çalıştayına” davet ederek sözlerini noktaladı.

Kürsüyü devralan İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Emir Tan, “Mikrobiyal Biyoteknoloji ve Farmasötik Ürünler” konulu sunumunu yaptı.

Prof. Dr. Tan, öğrencilere ve akademisyenlere Biyoteknolojinin gelişimi, Biyoteknoloji ve İnovasyon konuları hakkında bilgiler vererek sözlerine başladı. Fermantasyon konusunu vurgulayan Prof. Dr. Tan, besin maddelerinin üretiminde kullanılan mikroorganizmalar ve başlangıç kültürlerine değinerek mikroorganizmalardan elde edilen antibiyotikler hakkında açıklamalar yaptı. Biyoteknolojinin temel alt dallarından, fermantasyon ile elde edilen aşılardan bahseden Prof. Dr. Tan, son olarak “Konvansiyonel ve Biyolojik İlaçlar” arasındaki farkı anlatarak sözlerini noktaladı.

Sempozyumun son konuğu Zentiva / Sanofi kuruluşu uzmanı Özge İzgin oldu. İzgin, ilaç üretim prosesleri hakkında akademisyenlere ve öğrencilere bilgiler verdi. İlaç üretiminde kalite sistemlerine değinen İzgin, toz halinde gelen ham maddeyi granüle, granül halindeki ilaçları da yüksek teknolojili makinelerle tablete dönüştürdüklerini belirtti. İlaç üretimindeki sterilizasyon işlemlerine değinen İzgin, antibiyotikleri sınıflandırdı.

Sempozyum, Tema Vakfı tarafından katılımcılar adına diktirilen fidan belgelerinin taktim edilmesi ile sona erdi.





Başa Dön

--