Gülten Akın Edebiyatı Sempozyumu Düzenlendi

Prof. Dr. Erendiz Atasü ve Prof. Dr. Yusuf Eradam, 1.Oturumda Konuğumuz Oldu


1950’li yıllarda yazmaya başladığı şiirleriyle, kısmen “İkinci Yeni” çizgisinde görülen, ancak 1970’li yıllardaki şiirlerinden itibaren bireysellikten toplumculuğa yönelen bir şair olan Gülten Akın, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı ile Mütercim Tercümanlık Bölümlerinin ortak organizasyonu ile Alev Ofluoğlu Konferans Salonunda anıldı.

4. Kadın Yazarlar Sempozyumu Gülten Akın Edebiyatı’nın açılış konuşmasını Arş. Gör. Ümit Türe Pekel yaptı. Türe, Fen – Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Günseli İşçi’nin şehir dışında olması sebebi ile sempozyuma katılamadığını belirterek “Günseli hocamız, bu sempozyumların en önemli özelliğinin sempozyum kitaplarının dolaşımı yüksek yayınevlerinde basılması olduğunu düşünüyor. Daha önceki sempozyumların kitapları Can, Bilgi ve İthaki Yayınevlerinden çıktı. Bu sempozyumun da kitabını basmak öncelikli hedefimiz. Günseli hocamız en temel amacımızın da bu geleneği sürdürmek olduğunu sizlere duyurmamızı istedi ve hepimize verimli bir sempozyum diledi” dedi.

Kürsüyü devralan Fen – Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Erol Ülgen, Gülten Akın’ın hayatı ve tahsili hakkında bilgiler vererek, o dönemdeki Türkiye’den bahsetti.

5 Oturumda gerçekleşen sempozyumun ilk oturumunda, Prof. Dr. Erendiz Atasü, Gülten Akın’ın otoportresinden bahsederek, kendisinin denetimli ve mesafeli bir kişiliğinin olduğunu, içinin ise kıpır kıpır aşk dolu olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Atasü, “Gülten Akın’ın geniş bir cezaevi dediği kadınlık alt kültürünün içinde yaşıyoruz. Kadınlık alt kültürü bizi bölüyor. Kadın edebiyatı bunu sözlerle aşma çabası içerisindedir. Bunu Gülten Akın’da da görüyoruz“ dedi. Prof. Dr. Atasü, Akın’ın kadınlığının bilincinde olduğunu, kadınların çelişkileri, bölünmüşlükleri ve sorunlarının onun için çok önemli olduğunu belirtti.

Mikrofonu “Gülten Akın Şiiri ve Hayata Sadakat” isimli sunumuyla Prof. Dr. Yusuf Eradam devraldı. Prof. Dr. Eradam, “Gülten Akın’ın şiiri usuldu ama uslu değildi” diyerek, Akın’ın kendisi için bir ilah olduğunu ifade etti. Gülten Akın ile olan dostluğunu ve edebi ilişkilerini anlatan Prof. Dr. Eradam, “Gülten Akın “Ben” derken ne dediği önemlidir. “Ben” ya da “Sen” derken okuru kasteder.” dedi. Akın’ın bazı şiirlerini ele alan Prof. Dr. Eradam, bazen hayatın kendisinin ironi olduğunu vurgulayarak, her şeyin bedeliyle birlikte geldiğini söyledi.







Başa Dön