HABERLER

Çalışma, sahneyi yalnızca dramatik eylemin gerçekleştiği bir arka plan olarak değil; algıyı, varoluşu ve anlamı kuran etkin bir yapı olarak ele alıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda, sahne dekorundan senografiye geçişin teknik bir ilerlemeden öte, mekânın kavranışına ilişkin köklü bir paradigma değişimine işaret ettiği vurgulanıyor.
Tiyatro tarihi, felsefe ve sahne tasarımı kuramlarını bir araya getiren eser, mekânı ilişkisel ve bedensel bir yapı olarak değerlendiriyor. Çalışma, tiyatro tarihindeki kritik dönüşüm anları üzerinden kapsamlı bir analiz sunarken, senografiyi görünürlüğün düzenlendiği, deneyimin üretildiği ve sahne ile seyirci arasındaki ilişkinin yeniden tanımlandığı bir alan olarak konumlandırıyor.
Tiyatro ve performans çalışmaları alanında faaliyet gösteren araştırmacı ve sanatçılara hitap eden kitap, aynı zamanda mekân, görsellik ve algı üzerine düşünen okurlar için de önemli bir başvuru kaynağı olmayı hedefliyor.







![[object Object]](/_next/image?url=%2F_next%2Fstatic%2Fmedia%2Fdefault_icerik.fb57cf12.jpg&w=3840&q=75)